25 Ocak 2026 - Pazar

Silahlar Susar, Manşetler Bağırır

Memlekette silahların susması bile gürültüyle oluyor

Yazar - Serdar Baykal
Okuma Süresi: 3 dk.
97 okunma
Serdar Baykal

Serdar Baykal

-
Google News

Silahlar Susar, Manşetler Bağırır

Memlekette silahların susması bile gürültüyle oluyor. PKK “silah bırakıyorum” dedi, ülkede bir anda üç ayrı deprem yaşandı: Biri Kandil’de, biri Washington’da, en büyüğü de Ankara kulislerinde.

Yıllardır “bırakmazlar” diye cümle kuranlar, şimdi “zaten bitmişti” demeye başladı. Türkiye’de hiçbir şey ilk kez olmaz; her şey ya “zaten vardı”dır ya da “biz demiştik”tir. PKK silah bırakınca da kimse şaşırmadı ama herkes çok şaşırmış gibi yaptı. Çünkü siyaset dediğin şey, şaşkınlıkla beslenen bir canlıdır.

Amerika cephesinde ise tablo daha eğlenceli. Dün “kara gücüm” dediği SDG’ye bugün “Benim başka işim çıktı” bakışı atıyor. Hollywood filmlerindeki o klasik sahne gibi: Patlama olur, kahraman yavaşça yürür, arkasına bakmaz. Amerika da Ortadoğu’dan öyle yürümek istiyor ama bu coğrafyada arkasına bakmadan yürüyen ya tökezler ya da mutlaka biri omzuna dokunur.

SDG bir sabah uyandı, Amerika yok. WhatsApp’ta “son görülme dün 23.47”. Mavi tik yok. Pentagon sessiz. Ortadoğu’da yalnız kalmak, kalabalık bir odada ışıkların bir anda sönmesi gibi: Herkes bağırıyor ama kimse kimseyi görmüyor.

İç politikada ise şenlik var. Bir taraf “devlet aklı kazandı” diyor, öbür taraf “biz zaten çözmüştük” diye hatıra defterlerini karıştırıyor. Dün birbirine vatan hainliği itham edenler, bugün aynı cümleyi farklı tonlarda kuruyor. Türkiye’de barış kelimesi bile kavgayla telaffuz edilir; “barış” denir ama ses tonu mutlaka serttir.

En trajikomik olan şu: Silahlar susunca işsiz kalanlar oluyor. Evet, yanlış duymadınız. Siyasette bazı pozisyonlar sadece çatışma varken anlamlıdır. Tehdit yoksa nutuk da yoktur. Düşman yoksa kahramanlık zorlanır. Bu yüzden bazıları barışı sevmiyor; çünkü barış, ezber bozar. Ezberi bozulan siyasetçi panikler.

Bir de millî refleksler var tabii. “Ama Amerika…” diye başlayan cümleler yeniden raflardan indirildi. Amerika burada kötü, orada kötü, her yerde kötü ama nedense herkes göz ucuyla hâlâ Washington’a bakıyor. Tıpkı toksik bir eski sevgili gibi: Güven yok ama merak bitmiyor.

PKK silah bırakıyor, Amerika SDG’yi yalnız bırakıyor, içeride herkes birbirine “ben haklıydım” bakışı atıyor. Kimse çıkıp da “Belki de yıllardır yanlış bir film izledik” demiyor. Çünkü o zaman mısır parasını kim ödeyecek?

Sonuçta bu ülkede silahlar susabilir ama siyaset asla. Çünkü siyaset, gürültüyle nefes alır. Barış gelirse ne olur? Allah korusun… O zaman düşünmek zorunda kalırız.

Ve bu ülkede düşünmek, her zaman en tehlikeli eylem olmuştur.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
ss