27 Ocak 2026 - Salı

Tarsus’ta Belediye Yönetmek: Bir Makam mı, Bir Maraton mu?

Belediye başkanlığı öyle sanıldığı gibi koltuğa oturup çay içme işi değildir.

Yazar - Serdar Baykal
Okuma Süresi: 3 dk.
89 okunma
Serdar Baykal

Serdar Baykal

-
Google News

Tarsus’ta Belediye Yönetmek: Bir Makam mı, Bir Maraton mu?

Belediye başkanlığı öyle sanıldığı gibi koltuğa oturup çay içme işi değildir. Hele Tarsus gibi tarih fışkıran, nüfusu günden güne artan, sorunları “ben buradayım” diye bağıran bir kentte… Orası makam değil, adeta bitmeyen bir sınav salonudur. Süre yok, mola yok, ama herkesin elinde kırmızı kalem ve kara kaplı bir defter var ve herşeyi kaydediyor.

Gelelim soruya: Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç belediyeyi iyi mi yönetiyor?
Cevap basit değil. Çünkü Tarsus’ta iyi yönetim, sadece çöp toplamakla ölçülmez; kimin gönlü alındı, kimin yolu yapıldı, kimin telefonu hiç açılmadı meselesidir.

Bugün Türkiye’de belediyecilik ikiye ayrılıyor:

  1. Fotoğraf Belediyeciliği

  2. Hizmet Belediyeciliği

Birincisi bol açılış, bol sosyal medya, bol kurdele. İkincisi ise sessiz sedasız altyapı, ulaşım, temizlik, planlama.

Ali Boltaç yönetimi zaman zaman vitrinde gayet parlak görünüyor. Paylaşımlar düzgün, cümleler umutlu, pozlar kararlı. Ama vatandaşın sorduğu soru çok basit:“Başkanım, fotoğraf güzel de… benim sokağa ne zaman geliyoruz?

Tarsus’ta Sorunlar Tarihi Eser Gibi Korunuyor. Tarsus’un bazı sorunları var ki, Roma döneminden beri bekliyor sanki. Trafik desen “alışın artık” modunda. Altyapı desen kaz-boz estetiği. Planlama desen “nasıl olduysa olmuş”.

İşte tam bu noktada belediye başkanı sadece “iyi niyetli” değil, inatçı derecede çözümcü olmak zorunda. Çünkü Tarsus’ta sorunlar nazikçe gitmiyor; üstüne üstüne geliyorsun.

Ali Boltaç’ın en büyük sınavı da burada başlıyor: Yönetmek mi, idare etmek mi?

İdare etmek kolaydır; Bir açıklama yaparsın, bir komisyon kurarsın, bir de “çalışıyoruz” dersin.

Yönetmek ise risk almayı, karar vermeyi, bazen de alkıştan vazgeçmeyi gerektirir.

Belediyecilikte altın bir kural vardır:

Herkesi memnun etmeye çalışan, sonunda kimseyi memnun edemez.

Ali Boltaç yönetiminde zaman zaman bu sendrom hissediliyor. Bir kesim “nihayet değişim var” derken, diğer kesim “isim değişti, düzen aynı” diyor.

Bu ikilik tesadüf değil. Çünkü güçlü belediyecilik, herkese şirin görünmek yerine, bazılarına rahatsız edici gelmeyi göze almaktır.

Tarsus’ta vatandaş belediyeyi şöyle özetliyor: “Başkan iyi niyetli ama şehir inatçı.”

Ama şehirler iyi niyetle değil, planla yönetilir. Güleryüzle değil, takvimle. Paylaşımla değil, sonuçla.

Ali Boltaç eğer bu kenti gerçekten yönetmek istiyorsa, daha az vitrin, daha çok saha, daha az açıklama, daha çok bitmiş iş zorunda.

Yoksa tarih yine aynı notu düşer:“Bir başkan daha geldi… niyeti iyiydi.”

Ve Tarsus, iyi niyetle değil; iyi yönetimle ayağa kalkar.

Esen kalın.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
ss