11 Şubat 2026 - Çarşamba

TARİH VAR, PARA YOK

Tarsus dünyanın en eski şehirlerinden biri. Roma gelmiş. Bizans gelmiş. Selçuklu gelmiş. Osmanlı gelmiş.Bir tek yatırım gelmemiş.

Yazar - Serdar Baykal
Okuma Süresi: 4 dk.
557 okunma
Serdar Baykal

Serdar Baykal

-
Google News

TARİH VAR, PARA YOK

Tarsus dünyanın en eski şehirlerinden biri. Roma gelmiş. Bizans gelmiş. Selçuklu gelmiş. Osmanlı gelmiş.Bir tek yatırım gelmemiş. Ama biz hâlâ gururla diyoruz ki:“Bizim tarihimiz çok büyük.”

Evet, büyük. O kadar büyük ki bugün işsiz gençler onun gölgesinde serinliyor.

Tarihle övünmek güzeldir ama ekonomi nostalji sevmez. Banka müdürüne gidip “Kleopatra burada yüzmüş” deyince kredi çıkmıyor.

Tarsus’un konumu şahane. Liman yanında. Havaalanı yakın. Otoyol var. Adana komşu. Yani coğrafya bağırıyor:“Yatırım yapın!”

Ama biz ne yapıyoruz? Toplantı yapıyoruz. Basın açıklaması yapıyoruz. Fotoğraf çekiyoruz.
“Yatırımcıları davet ediyoruz.” Yatırımcı misafirliğe gelmez arkadaşlar.Yatırımcı mantıkla gelir. Plan ister. Teşvik ister. Hızlı bürokrasi ister. Net vizyon ister. Bizde vizyon yerine temenni var.

Tarsus yarı tarım, yarı şehir, tam belirsizlik. Gençler tarlaya gitmek istemiyor. Giden de zaten para kazanamıyor.

Domates ekiyoruz. Fiyat düşünce “Devlet nerede?” diyoruz. Devlet manav değil. Plan kurar ama siz üretimi markalaştırmazsanız, işleme tesisi kurmazsanız, ihracat yapmazsanız kimse sizi kurtaramaz. Tarladan çıkan ürünü ham satmak, petrolü çıkarıp ham petrol diye satmak gibidir.Katma değer yoksa kazanç da yok.

En tehlikeli şey fakirlik değil. Vasatlığa alışmak. Tarsus’ta herkes şikâyetçi. Ama kimse risk almak istemiyor. “Ya batarsak?” korkusu var.

İyi de kardeşim, yüzmeden olimpiyat kazanılmaz. Bu şehirde güvenli küçük esnaflık kutsanıyor. Büyümek ayıp gibi görülüyor.Oysa ekonomi cesaret işidir.

Tarsus çarşısına gidin. Aynı ürünler. Aynı vitrinler. Aynı 1998 estetiği. E-ticaret? Markalaşma? Online satış? Yok. Ama veresiye defteri var. Romantizm güzel ama ekonomi realisttir. Dünya butik üretimle zenginleşiyor. Biz hâlâ “Abi deftere yaz” modelindeyiz.

Bir şehirde ekonomi 5 şeyle büyür: Net strateji, Nitelikli iş gücü, Yatırımcı güveni, Sektörel kümelenme, Güçlü yerel liderlik. Tarsus’ta en eksik olan hangisi? Strateji.

Her dönem yeniden başlıyoruz. Her yönetim “Biz geldik, şimdi başlıyor” diyor. Ama ekonomi Netflix dizisi değil. Sezon sezon değişmez. Uzun vadeli plan yapılır.

Şimdi laf değil, reçete: OSB büyütülmeli ve belli sektörlere odaklanmalı (gıda işleme, lojistik, tarım teknolojileri). Tarım ürünleri işlenmeden satılmamalı. Genç girişimcilere ciddi teşvik verilmeli. Üniversite ile sanayi arasında gerçek iş birliği kurulmalı. Küçük esnaf dijital dönüşüme zorlanmalı.Evet, zorlanmalı. Çünkü bazen gelişim gönüllü olmaz.

Tarsus’un problemi para değil. Zihniyet. Biz hâlâ “küçük yer” psikolojisindeyiz.

Ama küçük düşünen şehir büyük yatırım alamaz. Roma Köprüsü hâlâ ayakta. Ama ekonomik köprü kuramıyoruz. Kleopatra bir gün gelmiş. Yatırımcı bir gün bile kalmamış.

Belki de artık tarihle avunmayı bırakıp, üretimle övünme zamanı gelmiştir. Çünkü şehirler geçmişle değil, fabrika bacasıyla zenginleşir. Ve bacası tüten şehirde, nostalji değil istihdam konuşulur.

Esen kalın

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
ss